İLİŞKİLER- İLİŞKİLERİN GÖRÜNMEZ ÜÇÜNCÜ KİŞİSİ
- Binay Bayram

- 22 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Bazen ilişkiler üç kişiyle yürür.
Bunu fark etmek kolay değildir, çünkü üçüncü kişi masada oturmaz; görünmezdir.
Ama hissedilir.
İçten içe bir şeylerin “bizden taşarak büyüdüğünü” fark ettiğimiz o anları hatırlayalım…
Bir bakmışız, ilişki sadece iki insanın paylaştığı bir bağ olmaktan çıkmış; düşünceler, yorumlar, geçmişler ve kalıplar arasında sıkışmış.
Geçen gün bir danışanım, eşine kızdığı bir konuşmayı anlattı.
Dikkatimi çeken şey, konuşmanın ayrıntıları değil;
cümlelerin kaynağıydı:
“Annem olsa asla böyle yapmazdı…”
“Arkadaşım söyledi, onun kocası hep…”
“İnternette okumuştum, kadınlar şöyle düşünürmüş…”
Konuşurken fark etmeden bir sürü insanın sesini taşıyordu.
Bir noktada durduk.
Ve ben sadece şu soruyu sordum:
“Sen bu konuşmada kimin dilini kullanıyorsun?”
Sessizlik oldu.
Güzel bir sessizlik.
Bir çift;
Aşklarını saklamak için kapalı bir kutuya koymuşlar.
Kutunun içi sıcak, güvenli, samimi.
Ama sonra kutuyu açık bırakmışlar.
Bir gün anneler bakmış içine,
sonra arkadaşlar,
sosyal medya uzmanları,
eski ilişkiler,
çocukluk anıları,
toplumun beklentileri…
Hepsi kutuya bir şey bırakmış:
Bir cümle, bir bakış, bir eleştiri, bir öğüt.
Kutunun içi artık onların değil.
Karmaşık.
Sevgilerinin içi dış seslerle dolmuş.
İlişkiler bazen yorulmaz çünkü sorun büyüktür;
bazen yorulur çünkü fikir çoktur.
İki kişinin sesini duymaya çalışırken,
10 kişinin gölgesini taşırız.
“Sen böyle davranmalısın.”
“Bence o haksız.”
“Bu ilişki seni aşağı çekiyor.”
“Bu kadar tolerans fazla.”
“Normal bir erkek böyle yapmaz.”
“Kadın dediğin…”
Bu cümleler…
bizim değildir.
Ama bazen,
bizmiş gibi konuşur.
Bir ormanda yürüdüğünü hayal et.
Orman senin ilişkin.
Ağaçlar anılarınız,
toprak güveniniz,
hava nefesiniz.
Ama arkandan bir kalabalık geliyor:
Her adımda konuşuyorlar.
“Bu yoldan gitme!”
“Orası tehlikeli!”
“Bak işte yol burada!”
Bir süre sonra,
doğru yolu kaybetmiyorsun aslında…
kendi yolunu kaybediyorsun.
İlişkimizi gerçekten kim yönetiyor?
Biz mi?
Yoksa duyduklarımız mı?
Bir ilişkide en zor olan şey;
karşımızdaki insanı anlamak değil,
başka sesleri kısmaktır.
Kimi zaman dış dünyanın sesi o kadar güçlüdür ki,
kendi duygularımızı duyamayız.
Bu yüzden belki de en çok ihtiyacımız olan şey:
sessizlik.
İki insanın,
sadece birbirini duyabileceği kadar sade bir sessizlik.
İlişkilerde gerçek dönüşüm,
“ne yapmalıyım” sorusundan değil;
“ben ne hissediyorum” sorusundan başlar.
Dış seslerin yönlendirdiği bir ilişkide;
kararlarımız güvenli olur,
ama gerçek olmaz.
Oysa iç sesimizin yönlendirdiği bir ilişkide;
kararlarımız gerçek olur,
ama güvenli hissettirmeyebilir.
Ve belki de gelişim tam oradadır.
Bu hafta kendine sakin bir anda şunu sorabilirsin:
İlişkimde taşıdığım hangi cümle bana ait değil?
Kimin sesini ödünç alıyorum?
Sessiz kaldığımda, aslında ne duyuyorum?
Binay Bayram
Yorumlar