İLİŞKİLER- AŞKIN FORMÜLÜ VAR MI?
- Binay Bayram

- 15 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Aşkın Formülü Var mı?
Bir tartışmadan sonra kapı kapanır.
Sesler biraz yükselmiştir ama asıl gürültü, kapının arkasında başlar.
Telefonlar açılır.
Annelere sorulur, arkadaşlara anlatılır, “sen olsan ne yapardın?” cümlesi havada dolaşır.
Kimi der ki:
“Erkek dediğin böyle olur.”
Kimi ekler:
“Kadın bunu tolere etmemeli.”
Bir başkası daha net konuşur:
“Belli, bu ilişki bitmiş.”
Ve bir anda, iki kişi arasında yaşanan bir mesele…
Onlarca kişinin fikriyle dolu bir odaya dönüşür.
Gürültülü Mutfak
Bir çift düşün.
Akşam yemeği sonrası mutfakta oturuyorlar.
Aralarında çözülmemiş bir konu var ama konuşmak yerine susuyorlar.
Kapı bir açılıyor…
İçeri anneler giriyor, komşular giriyor, eski ilişkiler giriyor, dizilerde izlenen sahneler giriyor.
Herkes elinde bir tarifle geliyor:
– “İlişkide böyle yapılır.”
– “Buna izin verilmez.”
– “Seviyorsa zaten şunu yapardı.”
Bir süre sonra mutfakta o kadar çok tarif oluyor ki…
Kimse yemeğin tadını hatırlamıyor.
İlişki orada duruyor, masanın ortasında.
Ama artık iki kişilik değil.
Aşk Matematik mi?
Bize ilişkilerle ilgili çok şey öğretildi.
Ama çoğu, formül gibiydi.
Eğer bunu yaparsa = seviyordur
Eğer bunu yapmazsa = ilgisizdir
Eğer susuyorsa = umursamıyordur
Eğer soruyorsa = kontrolcüdür
Oysa ilişkiler matematik değildir.
Toplama-çıkarma- eşittir işlemleriyle yürümez.
İlişkiler daha çok iklim gibidir.
Her çiftin havası, rüzgârı, mevsimi farklıdır.
Bir ilişkide serinleten şey, başka bir ilişkide üşütebilir.
Ama biz ne yapıyoruz?
Başkasının iklimine bakıp kendi ilişkimizi yargılıyoruz.
Aileden Taşınan Mitler
Çoğumuz farkında olmadan bir ilişkiye başlarız.
Yanımızda görünmez bir bavul vardır.
O bavulda şunlar yazar:
– “Bizim evde erkekler böyleydi.”
– “Kadın güçlü olmalıydı.”
– “Sessizlik huzurdu.”
– “Tartışmak ayıptı.”
Ve daha nicesi.
Sonra ilişkiye gireriz ve şaşırırız:
“Neden aynı dili konuşamıyoruz?”
Çünkü aslında konuşan iki kişi değil,
iki öğrenilmiş hikâyedir.
Kimin Sesini Dinliyorsun?
Bir durup düşünmeni isterim:
Bir ilişkide karar verirken…
– Gerçekten ne hissettiğini mi dinliyorsun?
– Yoksa “doğru olan budur” diyen sesi mi?
– Bu ses sana mı ait, yoksa yıllar önce duyduğun bir cümle mi?
Bazen ilişkide en büyük karmaşa,
karşımızdakini anlamamak değil…
kendi sesimizi ayırt edememektir.
Şunu söylemek isterim:
Yanlış ilişki yoktur.
Yanlış formül vardır.
Ve her ilişki, kendi formülünü yazmak ister.
Başkalarının kalemiyle değil.
Bu Haftanın Daveti
Bu hafta kendine şunu sor:
– Ben bu ilişkiyi kimin doğrularıyla yaşıyorum?
– Bu bana mı iyi geliyor, yoksa “öyle olması gerektiği” için mi katlanıyorum?
– Kendi iç sesim şu an ne söylüyor?
İlişkinin cevabı dışarıda değil.
Ama gürültü çoksa, içerideki sesi duymak zorlaşır.
Peki biz kimin sesini dinliyoruz?
Kendi iç sesimizi mi, yoksa dışarıdaki gürültüyü mü?
Binay Bayram
Yorumlar